FOÇAGÜNDEM - Son günlerde İzmir ve Ankara kulislerinde kasıtlı olarak köpürtülen, "fısıltı gazetesi" aracılığıyla adeta bir şehir efsanesine dönüştürülmeye çalışılan o meşhur iddiayı duymayan kalmadı: "Cemil Tugay, 14 Ağustos'ta AK Parti'ye geçiyor." Bu konu ile ilgili Foça Gündem Genel Yayın Yönetmeni Hakan Doğanay'ın Cemil Tugay'ın Ak Parti'ye geçmeyeceğini kaleme aldığı ve ütopik bir yazı bu dediği ZOKA başlıklı köşe yazısına 75% katılıyorum.Benim Doğanay'dan farklı görüşüm ise Tugay'ın uzun bir süre bağımsız kalıp siyaseti takip edeceği yönünde.
Meşhur iddiamıza geri döneyim hemen. "Cemil Tugay, 14 Ağustos'ta AK Parti'ye geçiyor."
Ancak, her sakallıyı dedemiz sanmamamız gerektiği gibi, her fısıltıyı da gerçek sanmamalıyız! Kendi siyasi ikballeri için suyu bulandırmaya çalışan belli çevrelerin yaydığı bu söylentilerin aksine, edindiğim çok sağlam duyumlar ve derin siyasi analizler tek bir gerçeği işaret ediyor: İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti saflarına katılması söz konusu bile değil! Gelin, "14 Ağustos" senaryosunun neden koca bir balon olduğunu perde arkası bilgileriyle patlatalım.
İddiaların temel dayanağı neymiş? Sayın Başkan'ın Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i ziyaret etmesi ve "Ankara temasları". İzmir gibi devasa bir metropolün belediye başkanının, şehrin yatırımları ve finansmanı için hükümet yetkilileriyle, bakanlarla görüşmesinden daha doğal ne olabilir?
Siyasi kulislerde, bu rutin devlet işleyişini "AK Parti'ye geçişin ayak sesleri" olarak yorumlamak, en hafif tabirle siyasi körlüktür. Geçtiğimiz aylarda, bu iddialar ilk dillendirildiğinde Başkan Tugay Halk TV ekranlarına da yansıyan açıklamalarında bu söylentilere zaten zehir zemberek bir yanıt vermiş ve tepkisini net bir şekilde ortaya koymuştu.
Peki, gerçekte neler oluyor? İzmir siyasetinin nabzını tutan, Tugay'a en yakın çemberdeki isimlerden sızan kulis bilgileri, rotanın çok farklı olduğunu gösteriyor.
Haziran ayında, Kemal Kılıçdaroğlu’nun aldığı kararlara tepki göstererek CHP'den istifa süreci yaşayan Tugay, o dönem Anka Haber'e verdiği röportajda aslında niyetini çok net belli etmişti: "AKP'ye geçmem gibi bir durum söz konusu bile değil. Bundan sonra artık Özgür Özel ve kurmaylarının vereceği siyasi kararları takip ediyorum. Yeni parti kurulacak ve ben orada olacağım".
Özgür Özel Beklentisi: Başkan Tugay'ın siyasi kaderini, yol arkadaşı olarak gördüğü Özgür Özel ve ekibinin atacağı adımlara bağladığı Ankara kulislerinde yüksek sesle konuşuluyor.
İdeolojik Duruş: Başkanın yakın çevresi, "Biz CHP'den ideolojik bir kopuş yaşamadık, yönetimsel bir tepki koyduk" fikrini ısrarla vurguluyor. İzmir gibi Cumhuriyet'in kalesi bir şehirde, ideolojik tabanına taban tabana zıt bir hamle yapmanın "siyasi intihar" olacağı çok iyi biliniyor.
"Beni Bırakma" Baskısı: İstifa krizinin yaşandığı günlerde, Tugay ile birlikte hareket etmek isteyen birçok ilçe belediye başkanı ve meclis üyesini bizzat kendisinin engellediği biliniyor. Bu "korumacı" tavır, AK Parti'ye geçiş senaryolarıyla uyuşmuyor.
Sonuç Olarak:
14 Ağustos'ta İzmir'de siyasi bir deprem falan olmayacak. Birileri kendi siyasi hesapları uğruna "Cemil Tugay AK Parti'ye gidiyor" yalanını pompalasa da, Sayın Başkan'ın rotası bellidir. O rota, kendi ideolojik çizgisinden kopmadan, Özgür Özel ile şekillenecek olan yeni bir siyasi yolculuktur. 15 Ağustos sabahı uyandığımızda, bu "kesin" denilen iddiaların nasıl havada kaldığını hep birlikte göreceğiz. Benden söylemesi!
ÖZGÜN DEVRİM YILMAZ I 13.08.2026